Gezme
İngiltere’de bebek arabası almak: Hangimizin arabası değişiyor?
Henüz denemedikBebek arabası mı, gerçek araba mı? Neye ihtiyacımız olduğunu nasıl anladık ve £1.500’lük bebek arabasının ikinci elini nasıl £250’ye bulduk.
Sevdiklerimiz
- Eski sahibi çok temiz kullanmış
- Tekerlekleri off-road’a uygun, UK parklarında rahat edeceğiz
Sevmediklerimiz
- Bagajda çok yer kaplıyor
Gebelik takibi devam ederken bir yandan da bebek arabalarına bakmaya başladık. Aynı dönemde ben Elvin’in arabasını değiştirmek için araba araştırıyordum.
Elvin bana bebek arabası ilanı atıyordu, ben ona gerçek araba ilanı atıyordum.
Bir noktadan sonra ilanları karıştırmaya başladık. Fiyatlar birbirine o kadar yakındı ki “Buna plaka gerekiyor mu?” diye kontrol edesim geliyordu. Birinde bagaj var, diğerinde alt sepet. İkisi de dört tekerlekli. Ama birini sen itiyorsun, o biraz daha pahalı. :)
Önce neye ihtiyacımız olduğunu anlamaya çalıştık
Başta hepsi aynı görünüyordu. Sonra araştırdıkça işin içine farklı parçalar girdi: Portbebe, oturma ünitesi, oto koltuğu, adaptör, base…
Bebek arabası bakmaya girdik, donanım paketi seçerken bulduk kendimizi.
Bizim için ilk aylarda kullanılacak yatış bölümünün uygunluğu ve rahatlığı öne çıktı. Bir de arabaya takıp çıkarma işi. Kucağında bebek varken diğer elinle geometri sınavı vermek istemiyorsun.
Katlanıyor mu, bagaja sığıyor mu, kaldırırken sırtın/belin hâlâ işlevsel kalıyor mu? Parmağını kaptırmadan kapatabiliyor musun? Fotoğrafta gayet zarif görünen şeyin otoparkta aile içi tartışma sebebine dönüşmemesi önemli.
Araştırdıkça ilk altı aydan sonraki kullanım için sunulan özelliklerin çoğunun bizim gözümüzde baştaki kadar belirleyici olmadığını fark ettik. Sağlam bir ana gövde, pratik kullanım ve ihtiyaç duyduğumuz parçalar olunca, geri kalan detaylara bakışımız biraz değişti.
İlk gün “Bu renk mutlaka olmalı” dediğin şey için üçüncü gün “Yıkanabiliyor mu?” diye soruyorsun. Öncelikler hızlı oturuyor.
£1.500’den Facebook Marketplace’e
İnternette beğendiğimiz ürünün fiyatı yaklaşık £1.500 idi.
Ben o sırada aynı paranın Elvin’in araba bütçesinde neler yapabileceğini hesaplıyordum. Deniz’in arabasıyla annesinin arabası arasında doğrudan bir bütçe mücadelesi başlamıştı.
Bir de ikinci eline bakalım dedik. Facebook Marketplace’te aradık ve bulduk: £250.
İlanı görünce insan önce seviniyor, sonra “Acaba sadece tekerleklerini mi satıyor?” diye açıklamayı tekrar okuyor.
Satıcıya mesaj attık. Yalnız küçük bir problem vardı: Biz tatildeydik. Kadından rica ettik, sağ olsun ürünü bizim için bir hafta bekletti.
Gittik, gördük, aldık
Dönünce görmeye gittik. Kadın bize ürünü tanıttı; parçalarını, nasıl kullanıldığını, takılıp çıkarıldığını gösterdi.
İnternette sekmeler arasında dolaşırken gözümüzde büyüyen şey, karşımızda birkaç hareketle açılıp kapanıyordu.
Baktık, beğendik ve hemen aldık.
Böylece internette £1.500’e gördüğümüz bebek arabasının ikinci elini £250’ye bulmuş olduk. Deniz’in ulaşım meselesi çözüldü. Ben de aradaki farkı zihnimde çoktan Elvin’in araba bütçesine aktardım.
“Artık Elvin’in arabayı beş yıl daha yeni model alabiliyoruz,”
Alamadı ahahah. :)